Deprem Parası ve Devletin Sorumluluğu: Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir İnceleme Güç, meşruiyet ve toplumsal düzen… Bu üç kavram, devletin yurttaşlarıyla olan ilişkisini ve toplumda ne şekilde bir düzen kurulduğunu anlamada kilit rol oynar. Bu yazıda, deprem gibi büyük bir felakete karşı devletin maddi ve manevi sorumluluğu üzerinden, toplumsal düzeni ve iktidarın nasıl işlediğini derinlemesine irdeleyeceğiz. Deprem, sadece bir doğal felaket değil; aynı zamanda devletin gücünü, sorumluluğunu ve ideolojisini test eden bir durumdur. Toplumlar için bu tür olaylar, aynı zamanda bir “sınav” niteliği taşır. Depremler, insanların hayatını kaybetmesine yol açarken, devletin bu krize nasıl tepki verdiği de toplumsal…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Basketbol Numaraları ve Edebiyat: Anlatının Dönüştürücü Gücü Kelimelerin gücü, anlatıların bizi nasıl dönüştürebileceği her zaman edebiyatın derinliklerinde saklı bir sır olmuştur. Metinler, her biri kendi anlam dünyasında yeni kapılar aralayarak bizi başka diyarlara, başka zamanlara ve başka benliklere taşır. Tıpkı bir edebi eserin karakterlerinin, dünyalarını anlatı yoluyla şekillendirerek hayatımıza dokunması gibi, basketbolun ritmi de kendine özgü bir anlatı kurar. Bir basketbol maçının içinde, her oyuncunun bir rolü, her numaranın bir anlamı vardır. Ve bu anlam, sadece sayıların ve zaferin ötesine geçer; tıpkı bir romanın derinliklerinde kaybolan temalar gibi. Basketbolda hangi numara hangi pozisyonda oynar sorusuna, yalnızca stratejik bir cevap vermek…
Yorum BırakÇok Hisseli Arsa Paylaşımı: Pedagojik Bir Bakış Bir öğretmen olarak, sıklıkla öğrencilerime “paylaşmak” kavramını anlatırken, her birinin farklı bir bakış açısı ve deneyimi olduğunu gözlemliyorum. Paylaşmak, sadece fiziksel bir nesneyi birden fazla kişiyle paylaşmak değildir; bazen bir fikir, bir sorumluluk veya hatta bir alan, çok hisseli bir şekilde paylaşılır. Bu, çok hisseli arsa paylaşımına da benzer bir durumu akla getirir. Arsa, farklı kişiler tarafından sahiplenildiğinde, bu süreç nasıl yürütülür? Kimse hakkını kaybetmeden, her bir kişi adil bir şekilde bu hakkı nasıl paylaşır? Bir arsa, bir öğrenme alanına benzetilebilir. Farklı bireyler, farklı hak ve sorumluluklarla bu alanı kullanmaya başladığında, pedagojik bir…
Yorum BırakTayfun Felaketi Nedir? Kültürel Bir Perspektiften Doğanın İnsan Üzerindeki Etkisi Doğa, insan yaşamını şekillendiren, bazen de hayatta kalmamız için ciddi sınavlar yaratan bir güçtür. Tayfunlar, bu güçlerin en dramatik ifadelerinden biridir. Güçlü rüzgarlar, yoğun yağmurlar ve yıkıcı etkiler, toplumların hayatta kalma mücadelesine, kültürel pratiklerine ve kimliklerine derinlemesine etki edebilir. Peki, tayfun felaketi yalnızca bir doğal afet midir? Ya da bu felaketler, kültürler arası farklılıklarla nasıl şekillenir, insanları nasıl etkiler ve toplumsal yapıları nasıl dönüştürür? Bu yazıda, tayfun felaketi üzerinden bir antropolojik perspektif geliştirecek ve toplumların bu tür felaketlere verdikleri kültürel, ekonomik ve kimliksel tepkileri inceleyeceğiz. Farklı kültürlerde tayfunların anlamı, bu…
Yorum BırakOsmanlı’ya Neden Osmanlı Diyoruz? Bir şehre ad verilirken, sokaklara, mekânlara, hatta insanlar arasında yerleşik kelimelere kadar her şeyde bir anlam ararız. Peki ya bir imparatorluğa? Tarih sahnesinde dev bir çınar gibi büyüyüp, zamanla bütün bir coğrafyayı etkisi altına alan Osmanlı İmparatorluğu’na neden “Osmanlı” diyoruz? Bu basit görünen soru, aslında derin bir kültürel, dilsel ve tarihsel incelemeyi gerektiriyor. Gelin, Osmanlı’nın bu adı nasıl aldığını ve bugün hala nasıl yankılandığını birlikte keşfedelim. Osmanlı İmparatorluğu’nun Adının Kökeni: Osman Gazi Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Gazi, Türk tarihinin önemli figürlerinden biridir. Ancak, Osmanlı adının kaynağının sadece bir isimle ilgili olduğunu düşünmek, bu kavramı tam anlamıyla…
Yorum BırakGiriş: Basit Bir Soru, Derin Bir Öğrenme Kapısı “Ağacın hacmi var mıdır?” sorusu ilk bakışta ilkokul fen bilgisi ya da matematik dersinden fırlamış gibi durur. Cevabı hızlıca “vardır” ya da “yoktur” diye geçmek mümkündür. Ama bu soru, biraz durup düşündüğümüzde, öğrenmenin ne olduğu, nasıl gerçekleştiği ve neden bazı bilgilerin zihnimizde kalıcı olurken bazılarının yüzeyde kaldığı üzerine bizi uzun bir yolculuğa davet eder. Öğrenmenin dönüştürücü gücü tam da burada başlar: basit bir sorunun, düşünme biçimimizi değiştirmesiyle. Bu yazıda “ağacın hacmi var mıdır?” sorusunu yalnızca bilimsel bir merak olarak değil, pedagojik bir imkân olarak ele alacağız. Öğrenme teorileri, öğretim yöntemleri, teknolojinin eğitime…
Yorum BırakAntalya Akvaryum: Derinliklerde Bir Keşif Bir sabah, Antalya’nın sıcak güneşi altında dolaşırken, hiç düşündünüz mü denizlerin derinliklerinde ne tür mucizelerin gizli olduğunu? Antalya, sadece güneşi ve plajlarıyla ünlü değil, aynı zamanda ziyaretçilerine su altı dünyasının sırlarını keşfetme fırsatı da sunuyor. Antalya Akvaryum, tam da bu noktada devreye giriyor. Peki, Antalya Akvaryum içinde neler var? Şehri gezerken bu su altı cennetine adım atmaya karar verdiğinizde sizi neler bekliyor? Gelin, bu su altı dünyasına doğru bir keşif yapalım. Antalya Akvaryum: Tarihin Derinliklerinden Bugüne Antalya Akvaryum, yalnızca büyüleyici bir denizaltı manzarası sunmakla kalmaz, aynı zamanda deniz biyolojisinin, çevre bilincinin ve sürdürülebilirliğin de önemli…
Yorum BırakÖzelleştirme Nedir? Hukuk ve Ekonomi Perspektifinden Derinlemesine Bir Analiz Kıt kaynaklar, insanlık tarihinin temel ekonomik gerçeğidir. Bu gerçeğin etkisiyle sürekli olarak daha iyi bir yaşam standardı arayışında olan toplumlar, sınırlı kaynakları en verimli şekilde nasıl kullanacaklarına dair kararlar almak zorundadır. Bu bağlamda, kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi ya da devletin müdahalesinin azaltılması gibi konular, büyük ekonomik tartışmaların merkezinde yer alır. Peki, “özelleştirme” ne anlama gelir ve hukukla ilişkisi nedir? Özelleştirme, kamu mal ve hizmetlerinin özel sektöre devredilmesi anlamına gelir. Ancak bu süreç, sadece ekonomik değil, aynı zamanda hukuki bir çerçevede de şekillenir. Ekonominin temel teorilerini, toplumsal refahı ve kamu politikalarını da göz…
Yorum BırakWi-Fi’de Kısıtlı Bağlantı Ne Demek? – Herkesin Karşılaştığı O Sinir Bozan Durum Bir sabah kahvenizi yudumlarken, telefonunuza bakar bakmaz “Wi-Fi bağlantınız kısıtlı” uyarısını görüyorsunuz. O an, dünya bir anda yavaşlıyor gibi hissediyor, sanki internetin bir köşede sessizce durup, o bağlantıyı yok sayıyormuş gibi. O an, aslında hepimizin daha önce karşılaştığı, can sıkıcı bir durumun adı: Wi-Fi’de kısıtlı bağlantı. Peki, bu ne demek? Neden “kısıtlı” diye bir şey var? Bu yazıda, “Wi-Fi’de kısıtlı bağlantı” sorununu daha yakından inceleyecek, bu terimin tarihsel kökenlerine bakacak ve günümüzde karşılaştığımız sıkıntıları daha derinlemesine sorgulayacağız. Ve belki, internetin bu “gece yarısı” karanlığında kaybolan bağlantılarını biraz daha…
Yorum BırakEş Zamanlı Olmayan İletişim Ne Demek? Hepimiz en az bir kez “Bunu sana söyledim, ama sen tam o sırada uyuyordun!” gibi cümlelerle karşılaştık, değil mi? İletişim derken de sadece o an konuşmak değil, bazen birkaç saniye sonra ya da bir gün sonra cevap almak da var. İşte bu, “eş zamanlı olmayan iletişim” diye bir kavramı doğuruyor. Şimdi, İzmirli bir genç olarak, bu konuda kendi tarzımda biraz mizahi bir bakış açısı sunayım, ne dersiniz? Eş Zamanlı Olmayan İletişim: Zamanın Gerisinde Kalmak Eş zamanlı olmayan iletişim, kelime anlamıyla, bir kişinin söylediği veya yazdığı şeyin, karşı taraf tarafından anında yanıtlanmaması ya da duyulmaması…
Yorum Bırak