Lapseki Altın Madeni Kimin? — Tarihsel Arka Plan ve Güncel Sahiplik Analizi
Bir tarihçi gözüyle bakarsak, madenler sadece yer altında saklı cevher yatakları değil; o toprakla ilişkili toplumların, ekonomik yapının ve jeopolitik kararların dışavurumudur. Lapseki Altın ve Gümüş Madeni’nin kime ait olduğu sorusu, aslında Türkiye’nin madencilik tarihindeki dönüşümlerin, kurumsal yapılanmanın ve yerel ile ulusal ekonominin ilişkisini anlamayı da gerektirir. Bu yazıda, Lapseki madeni geçmişten bugüne uzanan çizgide ele alınacak; madenin sahibi kim, nasıl işletiliyor; günümüzdeki tartışmalar nelerdir — hepsi üzerine durulacak.
Madenin Sahibi Kim? Kurumsal Kimlik
Lapseki Altın Madeni, sahibi ve işletmecisi olarak TÜMAD Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (kısaca TÜMAD) tarafından yürütülmektedir. ([The Cyanide Code -][1])
TÜMAD, bu madeni, Çanakkale ili Lapseki ilçesine bağlı Şahinli (ve Kocabaşlar) köyleri sınırları içerisinde işletiyor. ([Vikipedi][2]) Bu şirket aynı zamanda, maden projesini gerçekleştiren ve altın‑gümüş üretim sürecini yürüten firma olarak tanımlanıyor. ([DAMA Mühendislik][3])
Dahası, TÜMAD Madencilik, daha geniş sanayi portföyüne sahip Nurol Holding grubuna bağlı. ([ebrd.com][4]) Bu nedenle Lapseki Altın Madeni, özel sektör – kurumsal yatırım çerçevesiyle yönetilen bir tesis olarak konumlanmış durumda.
Tarihsel Süreç: Madenin Keşfinden İşletmeye
Lapseki altın ve gümüş sahası, Şahinli ve Kocabaşlar köyleri sınırlarında, jeolojik araştırmalar neticesinde tanımlanmış bir bölgeydi. ([ebrd.com][5])
Proje planlaması, çevresel etki değerlendirmeleri (ÇED/ESIA benzeri süreçler) ve fizibilite çalışmalarıyla birlikte yürütüldü. Bu aşamanın ardından, yatırım ve altyapı hazırlıkları tamamlanarak tesis kurulumu yapıldı. ([ebrd.com][5])
2017 yılının sonunda madenin işletmeye alındığı ve üretimin başladığı ifade ediliyor. ([Vikipedi][2]) Bu, Türkiye’de yerli sermaye ile yürütülen altın‑gümüş madenciliği girişimlerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Günümüzde Madenin İşleyişi, Üretim ve Sertifikasyon
Lapseki Madeni, hem altın hem de gümüş üretimi yapıyor. Son ilanlara göre, işletmede toplam satılabilir metal miktarı yaklaşık 21,7 ton altın ve 17,2 ton gümüş olarak planlanmış. ([tumad.com.tr][6]) İşletmenin ömrü ise yaklaşık 12 yıl olarak öngörülmüş. ([tumad.com.tr][6])
Madende “tank liçi (tank leaching)” yöntemiyle cevherin zenginleştirilmesi, ardından elektroliz ve izabe aşamalarıyla dore altın/gümüş üretimi yapılıyor. ([tumad.com.tr][7])
Çevresel uyum ve uluslararası standartlara riayet açısından da Lapseki, dikkat çekiyor. İşletme, International Cyanide Management Institute (ICMI) tarafından belirlenen standartlara uygunluğu ile belgelenmiş; 2024’te yeniden sertifikalandırılmış durumda. ([The Cyanide Code -][8]) Bu, hem çevre güvenliği hem de uluslararası kabul görmüş üretim standartları bakımından önemli bir unsur.
Tartışmalar ve Akademik / Toplumsal Perspektif
Özel sektör tarafından işletilen bir maden olarak, Lapseki’de çevre, su, toprak ve yerel yaşam üzerindeki etkiler konusunda zaman zaman tartışmalar olmuş; bu tip madenler hem ekonomik hem ekolojik dengeler açısından hassas alanlar sayılıyor. Ancak TÜMAD’ın “şeffaf yönetim anlayışı” ve “çevresel değerleri koruma” iddiaları, bu tartışmada firmanın elini güçlü kılıyor. ([tumad.com.tr][7])
Akademik çevrelerde, maden faaliyetlerinin kısa vadeli ekonomik kazançlarla uzun vadeli çevresel ve sosyal maliyetleri arasındaki dengenin nasıl kurulacağı konusu tartışılıyor. Lapseki özelinde, madenin işletme ömrü, çevresel önlemler ve atık yönetimi planları gibi faktörler bu tartışmanın merkezinde yer alıyor.
Ayrıca, yerli sermaye ile yürütülen projelerin, dışa bağımlılığı azaltması, istihdam yaratması ve ekonomik katkı sağlaması açısından olumlu bulunduğu savunuluyor. Nitekim, maden açılışında devlet yetkilileri ve şirket yönetimi bir araya gelmiş, projenin Türkiye için stratejik önemi vurgulanmıştı. ([TRT Haber][9])
Ancak bu olumlu perspektife rağmen, toplumsal bilinçli bakış açısı, yalnızca üretim rakamlarına değil; maden atıkları, su kullanımı, çevre koruma tedbirleri ve yerel halkın yaşam kalitesi üzerindeki etkilere de odaklanılması gerektiğini hatırlatıyor.
Sonuç: Lapseki Madeni — Bir Kurumsal Yatırım mı, Sosyal Sorumluluk mu?
Lapseki Altın ve Gümüş Madeni’nin sahibi ve işletmecisi TÜMAD Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Bu şirketin bağlı olduğu Nurol Holding ise, Türkiye’de madencilik başta olmak üzere birçok alanda faaliyet gösteren büyük gruplardan biri.
Maden 2017’de faaliyete geçmiş; altın ve gümüş üretimi, modern tekniklerle, çevresel standartlara uygun olarak sürdürülüyor. Uluslararası sertifikasyonları ve şeffaflık iddiasıyla, Lapseki örneği, özel sektör madenciliğinin – en azından uygulanabilirliği açısından – önemli bir temsilcisi.
Buna rağmen, hiçbir maden faaliyeti yalnızca sayılardan ibaret olmamalı. Ekonomik kazançla birlikte; çevresel, sosyal ve etik sorumluluklar da göz önünde bulundurulmalı. Lapseki’de, bu dengeleme çabası var görünse de; uzun vadede sürdürülebilirlik adına hem bilimsel hem sivil toplum denetimi önemli.
Bu bağlamda, “Lapseki Altın Madeni kimin?” sorusu, sadece kurumsal sahipliği göstermiyor; aynı zamanda Türkiye’de madencilik politikalarının, özel sektör rolünün, yerel halkın ve çevre bilincinin nasıl iç içe geçtiğini anlamamıza da vesile oluyor.
[1]: “PRINCIPLES AND STANDARDS OF PRACTICE”
[2]: “Lapseki altın ve gümüş madeni – Vikipedi”
[3]: “Lapseki Altın ve Gümüş Madeni | DAMA Mühendislik”
[4]: “Process Document Template”
[5]: “SUPPLEMENTARY INFORMATION PACKAGE – LAPSEKİ GOLD and SILVER MINE PROJECT”
[6]: “Lapseki Gold and Silver Operation – TÜMAD Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.”
[7]: “Lapseki Altın ve Gümüş İşletmesi – TÜMAD Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.”
[8]: “TÜMAD Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’s Lapseki Gold & Silver Mine …”
[9]: “Bakan Varank, Lapseki’deki altın madenini ziyaret etti”